1. Tarihsel Dönüşüm: Müftüzade İsmail Efendi
Isparta’da modern gülcülük, 1888 yılında Müftüzade İsmail Efendi’nin çabalarıyla başlamıştır. İsmail Efendi, o dönem gül yağının merkezi olan Bulgaristan’ın Kızanlık (Kazanlık) bölgesinden bir gül fidanını bastonunun içinde gizlice getirerek Isparta’nın Gülcü Mahallesi’ne dikmiş ve şehrin kaderini değiştirmiştir.
2. Botanik Miras: Rosa Damascena
Isparta’da yetişen gül türü, dünyada yağ üretimi için en uygun olan Rosa Damascena (Trigintipetala / Otuz Yapraklı Gülsuyu Gülü) türüdür. Bu gül, pembe rengi, yoğun kokusu ve yüksek yağ kalitesiyle "Yağ Gülü" olarak bilinir.
3. Geleneksel Üretim: Kara İmbikler
Bugün modern fabrikalar olsa da gülcülük tarihinin en önemli parçası **"Kara İmbikler"**dir.
Odun ateşiyle ısıtılan bakır kazanlarda yapılan bu geleneksel damıtma yöntemi, Isparta’nın somut olmayan kültürel mirasının en değerli parçasıdır.
Gül çiçeği, güneş henüz doğmadan (sabah 05:00 - 10:00 arası) toplanır; çünkü güneş ışığı gülün içindeki yağın (uçucu yağ) azalmasına neden olur.
4. Ekonomik ve Kültürel Etki
Dünya Liderliği: Isparta, dünya gül yağı üretiminin yaklaşık %60-65’ini tek başına karşılayarak dünya parfümeri ve kozmetik sanayiinin merkez üssü konumundadır.
Kültürel Bellek: Isparta’da gül; edebiyattan mimariye, mutfak kültüründen (gül reçeli, güllaç) halk oyunlarına kadar her alanda merkezi bir figürdür.